KADIN; DOĞDU, BÜYÜDÜ VE ÖLDÜ

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun
****Kısa Öykü****

 Bir kız çocuğu doğdu, gökyüzü bile onun için ağladı. Biliyordu, hayat o kız çocuğu için hiç de kolay olmayacaktı. Babası, yüzüne bile bakmadı, "erkek adamın erkek oğlu olur"du çünkü... Kız çocuğu daha dünyadaki ilk gününde
başına gelecekleri anlamış gibi hiç susmadan ağladı o gece. Adam karısına, "sustur şunu" diye buyurdu. Oysa erkek çocuk doğmuş olsa, "Aslan oğlum, yiğit oğlum" diye sevgiye boğulacaktı.

 Kız çocuğu büyüdü, okul çağına geldi. "Kız çocuğu okutulur muymuş hiç? Yarın bir gün evlenip gidecek nasılsa" dendi. Sustu küçük kız, büyükleri hayatına yön verirken. Kendisi gibi olmayan arkadaşları sokakta oynarken, camın ardından izleyebildi onları. Oynamak istedi canı, çocuktu, ki bu en doğal hakkıydı. Kafasını çevirip babasına baktı, yutkundu... Bir de bunun için canı yansın istemedi.

 Küçük kız değildi artık o. 15 yaşında bir genç kız olmuştu. Kendini hâlâ çocuk gibi hissediyordu. Belki de doya doya çocukluğunu yaşayamadığı içindi... Eve görücülerin biri geliyor, biri gidiyordu. Babasının görücülerden birisiyle pazarlık ettiğini duydu. Ne satıyordu ki babası? Anlamamıştı. Duyduğu rakamlar, neyi ifade ediyordu? "Keşke okuma yazma bilseydim" diye iç geçirdi. Misafirler gidince, annesiyle babasının konuşmalarını duydu. "İyi başlık parası verdiler" diyordu babası. "Başlık parası ne demek?" diye düşündü genç kız.

 15 yaşında evli bir kadın oluvermişti işte. Kocası neredeyse babasının akranıydı. Korkuyordu genç kız. Ne yapması gerektiğinden bir haberdi. "Bir hata yaparsam, babam gibi döver mi?" diye düşünmeden edemiyordu. Evet, babası gibi döverdi. Üstelik daha fazlasını da yapardı. Parasını vermiş, satın almıştı genç kızı nasılsa. Dövdü, sövdü, aşağıladı...

 Aradan bir yıl geçmişti ama eziyetlerin sonu gelmek bilmiyordu. Genç kız öğrenmişti artık başlık parası neydi? Koca neydi? Kadın olmak neydi? Anne olmak neydi? Hepsinin cevabını biliyordu artık. Dayak yerken karnını bu yüzden koruyordu ya zaten. Bebeğine zarar gelmesin diye...

 O gece ağrıdan yerinde duramıyordu. Kocası aldırmadı bu haline. Zaten çok para vermişti kızı alırken. Koca dediğin hem sever, hem döverdi. Her evde olurdu böyle şeyler. Evliliğin tuzu biberiydi. Adam kendini haklı çıkaracak bunca sebep bulmuşken, kadın sabahı görememişti. Karnındaki bebeği ile hayatının baharında solup gitmişti.

****SON****

 Kadınlara eziyet etmekten, onlara fiyat biçmekten, küçümsemekten, hatta daha da ileriye gidip "kadınlar insan mıdır?" diye sorgulamaktan, tecavüz ve taciz etmekten vazgeçin artık. Çok zor bir şey değil, empati kurmak. O kadının yerine kendinizi koyun, annenizi koyun, kız kardeşinizi ya da eşinizi... Ama kafanızdaki saçma sapan düşüncelerden kurtulmak için bir sebep yaratın kendinize.

 Diyorsunuz ki; dinimiz de kitabımızda bile var, kadın erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldı. Peki neden işine gelen yeri savunuyorsun? Dinimiz ve kitabımız, kadının kutsal olduğunu, cennetin annelerin ayakları altında olduğunu ve kadınların sizlere Allah'ın emaneti olduğundan da bahsediliyor. Sen emanete böyle mi sahip çıkıyorsun? Sonra "ben delikanlı adamım, her şey bana serbest, her haltı yerim" diyorsun. Öyle bir dünya yok kardeşim. O zaman ben senden daha delikanlıyım derim. Ki senin gibilerden daha delikanlı kadınlarımız da var bizim.

 Artık bu konulara takılıp kalmaktansa, önümüze bakalım. Kimse kimseden üstün falan değil. Seni de Allah yarattı, beni de... Biri olmadan diğeri de olmuyor.

Not: Herhangi bir şahsı hedef alarak yazılmamıştır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

Share on Google Plus

About Hikaye Kalpli Kadın

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

28 Yorum Ekle:

  1. bu yazıyı önümüzde ki 10 senede ( en az 10 sene ),her 8 Martta yayınlansan kimse sana neden bu yazıyı koydun, böyle bir dünya mı olur demiyecek. değişen hiç bir şey olmadığı için güncelliğini koruyacak ve belkide yaşananların yanında, az bile yazmış olacaksın... tabi bu arada sen ben , veya bu yazıyı okuyan diğerleri tecavüze uğrayıp, darp edilip , öldürülmez isek ... hikayedeki kadından çok bir farkımız yok çünkü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne desem bilemedim... Belki de haklısın :( Yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  2. Kalemine sağlık İlknur'cuğum, geçen ay 30 ya da 30 küsur kadın öldürüldü yanlış aklımda kalmadıysa. Her ay 20 - 30 teröre kurban verir gibi, iç savaş gibi kadın ölüyor.
    Katilleri - polis kayıtlarına göre-
    kocaları
    eski kocaları
    erkek arkadaşları...
    veya nişanlı, eski nişanlı, nişanı bozmak isteyen, boşanmak isteyen, vs. evlensen de öldürüyor, evlenme teklifini kabul etmesen de öldürüyor, nişanı bozdu öldürüyor...aslında bu ülkeye bir cezalandırıcı lazım. Süper güçlerim olsa ben olurdum. Bak bakiiim bir tane kadın öldürüyorlar mı ibret için kafalarını ışın kılıcımla keser sallandırırdım korkudan bir daha kimse karısını, eski karısını öldüremezdi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden birbirimize bu kadar düşmanız ki? Aklım almıyor Müjde abla. Ne alıp veremediğimiz var ve hep zayıf olan taraf ölmeye mahkum. Hangi canlı böyle ölmeyi hak eder ki? Sanırım hiçbir zaman anlamayacağım :( Yorumun için çok teşekkür ederim.

      Sil
  3. Sadece kadınların da insan olduklarını düşünselerler vazgeçerler şiddet uygulamaktan.Tabii insanlıktan nasibini almışlarsa.Aslında sadece kadına değil her canlıya gösterilen şiddet gösterenin zayıflığını gösterir.Sevgiyi bir güne değil,her güne sığdırmayı başarmak gerek.İşte o vakit hayat daha yaşanılır oluyor.Taş değil,gül atmayı öğretelim yediden yetmişe,herkese.Güzel bir yazı olmuş.Kaleminize sağlık.Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neye göre karar verildi acaba kadının insan olmadığına. Yok anneleri de kadın ya, o zaman kendileri nasıl insan oluyor? Yok yaa ne yapsam o kafaya ulaşamıyorum. Yorumun için çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. Çok güzel ifade etmişsin. Kadınları yüceltirken yere göğe sığdıramazlar fakat fırsatını buldukça yaptıklarından geri durmazlar. Benim de sözlerim kendini bilen insanlara değil. Bunları konuşalım ki yanlışlar düzelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet işte tüm mesele bu aslında "konuşmak" Konuşarak anlaşabileceğimizi tekrar hatırladığımız gün bitecek bu saçmalıklar da. Yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  5. Hak ettiğimiz değeri görmek ve insanca yaşayabilmek dileğiyle...Kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek temennim ablacığım :) yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  6. Merhabalar.
    Hikayenizi okudum ve inanın çok üzüldüm. Ülkemizdeki erkeklerin aşırı ve manasız kıskançlık hastalığının tedavi edilmesi için ne gerekiyorsa devletin bu konuda üstüne düşeni yapması gerekiyor. Aksi halde kadına yönelik şiddet de tacizler de hiç durmayacak!

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nüzü en samimi ve içten dileklerimle kutlarım. Daha küçük yaşlarda başlar kadın olmanın zorluğu. En ağır ve en zor görevler hep kadına verilmiştir. Ama ne yazık ki, şiddete ve tacize de hep onlar maruz kalmışlardır.

    Biz (erkekleri) karnında taşıyan annelerimize duyduğumuz saygının, tüm kadınlara yansıması için, ne yapılması gerekiyorsa elbirliği ile yapalım. Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumun da bir erkekten gelmesi gerçekten çok değerli. Güzel dilekleriniz ve anlam katan yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla,

      Sil
  7. 2017 de hala erkeklerin orasının keyfi için koyduğu kuralları yıkmak isteyen önce orasından başka bir şey düşünmeyen erkeği öldürsün. O kuralları erkekten daha fazla savunun kadını ise yaksın!
    Başka türlü bizde bu alet sizde bu cinsiyet varken siz daha çok ölürsünüz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şiddeti şiddetle çözebileceğimize inanmıyorum. Ama köle olmaktan ve kadını aşağılayan hemcinslerimden itinayla nefret ediyorum. Keşke bu ülkeden bir anda gitmeye karar verseler. Yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  8. Kadına şiddet uygulayan ona ikinci sınıf insan muamelesi yapan insanlıktan nasibini almamıştır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte anlatmaya çalıştığımızın özeti bu yorum. Çok teşekkürler.

      Sil
  9. Maalesef toplumumuzda halen daha yaşanılanlar bir gün tüm bu kötü yaşanmışlıkların bittiği insanca saygı ve değerlerin öne çıktığı günleri görürüz canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin demekten başka bir çaremiz yok sanırım. Yorumun için çok teşekkür ederim.

      Sil
  10. Çok hazin bir öykü, Başlarken biten bir hayat. Çok acı çok. Kalemine sağlık kızım. Kadınlar günü tüm dünya kadınlarına hayırlı olsun İlknur'um.Sevgiler canım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ece ablacığım. Senin de kadınlar gününü kutluyorum. Kucak dolusu sevgiler.

      Sil
  11. Tüylerim diken diken olarak okuyorum bu tür yazıları...O kadar gerçek yasamdan alıntıki insan gercek olmaması icin dua ediyor.

    Kadınlar günün kutlu olsn canm benm.💙🌼Ve kadına yapılan eziyetler son bulsun artk...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım çok teşekkür ederim. Senin de kadınlar gününü kutluyorum. Kucak dolusu sevgiler,

      Sil
  12. Ne yazik ki dogrulari yazmissin canim 😕😕😕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekler bazen acıtıyor işte :( Yorumun için teşekkür ederim <3

      Sil
  13. Merhaba hikaye kalpli kadın. Ben çok yeniyim blogunuzu da yeni gördüm. Dolayısıyla yeni okuyorum. Duygularıma tercüman olmuşsunuz. Bir kere dinimiz asla kadını aşağılamayı söylemez. Bunlar işlerine geldiği gibi çevirmişler. Zaten kendinden güçsüz olana vurmak nasıl bir acizliktir? Ellerinize sağlık. Böyle güzel bir konuya parmak bastığınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki ülkemizin kanayan yaralarından biri bu. Birbirinden güzel yorumlarınla nasıl mutlu oldum anlatamam. Çok teşekkür ederim canım. Benim küçük dünyama hoş geldin <3

      Sil

Misafirlerim Arasında Yerinizi Alın